Hareketsiz yaşamın sağlığa etkisi
14 Haziran


Diyetisyen Kontrolünde Sağlıklı Beslenme

Hareketsiz yaşamın sağlığa etkisi

Sedanter yaşam ve beslenme alışkanlıklarında kötüye giden gelişmeler, başta şişmanlık olmak üzere kalp-damar hastalıkları, kanser ve diyabet gibi birçok kronik hastalığın mortalite ve morbiditesini arttırmıştır. Günümüzde, yanlış beslenme alışkanlıkları ve sedanter yaşam ile birçok kronik hastalığın ilişkisi, doğru beslenme alışkanlıkları ve fiziksel olarak aktif bir yaşamın önemini çok daha özel hale getirmiştir. Düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı beden ağırlığının sürdürülmesi, dayanıklılık, güç ve esnekliğin artmasındaki rolünün yanı sıra, kronik hastalıklara yakalanma riskini azalttığı açıkça bilinmektedir. Günlük yaşamın bir parçası haline getirilen fiziksel aktivitenin; kalp-damar hastalıklarından kaynaklanan erken ölüm riskini 1/3, diyabetes mellitus, kolon ve göğüs kanseri, şişmanlık riski, kadınlarda osteoporoz ve kalça kırığı riskini 1/2 oranında azaltmaktadır. Ayrıca, fiziksel aktivitenin yararlı psikososyal etkileri olduğu da bir gerçektir. Fiziksel aktivite kaygı, stres ve depresyonun azaltılması, zihinsel sağlığın sürdürülmesi, psikolojik zindeliğin sağlanmasında pozitif etkiler yaratmaktadır.

Ancak optimal bir sağlık için gerek çocuk gerekse yetişkinlerin büyük bir çoğunluğunun yeteri kadar fiziksel aktivite yapmadıkları görülmektedir. Bu nedenle, fiziksel aktivitenin neden önemli olduğu anlatılmalı, her yaş grubunda yaşamın bir parçası olarak fiziksel aktivite ve spora katılımının motivasyonu sağlanmalıdır. Ayrıca, fiziksel aktivitenin yaşam boyu sürdürülmesinin herkese, her yerde, her zaman yararlı olabileceği mesajının daha geniş kitlelere yayılmasına yardımcı olmalıdır.

Ek olarak hareketsiz yaşamın beraberinde getirdiği beş problemi daha belirtecek olursak

1. Kambur oturmak disklerde, bağlarda ve eklemlerde dengesiz yüklenme, zorlanma ve gerilime sebep olur. Omurga zamanla aşınır, esneklik, hareket kabiliyeti ve gücünü kaybeder.

2. Kambur oturduğumuz süre boyunca, göğüs kafesinin kapasitesi de azalır. Akciğerlerin nefes alırken sahip olduğu alan daraldığı için az oksijen alımına, dolayısıyla kandaki oksijen miktarının azalmasına sebep olur. Kan dolaşımı yavaşlayıp alınan oksijen miktarı azaldığında konsantrasyonumuz da bir süre sonra düşer.

3. Aynı şekilde, uzun süre oturduğumuzda, damar ve sinirlerin yavaş yavaş bloke olması sebebiyle bacaklarda şişme ve uyuşma meydana gelir.

4. Kısa süreli bu etkilerin yanında daha uzun vaadeli yan etkileri de var: Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bazı kanser çeşitleri, kalp hastalıkları, diyabet, böbrek, karaciğer problemleri de hareketsizlikten beslenir.

5. Daha kötüsü ise hareketsizlik her yıl %9 oranında erken ölüme sebep olmaktadır.

 

 

Diyetisyen Merve Ölmez

 

 





SIK SORULAN SORULAR

Sağlıklı kilo kaybının haftada 0,5-1kg arasında olması gerektiği Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisidir. Obez ve morbidobez bireylerin kilo veriş hızı daha fazla olmaktadır. Ancak aylık 6 kg üzerindeki ağırlık kaybı sağlık sıkıntılarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

 

Fazla kilolarınızı uzun bir sürede aldığınız halde kısa sürede kilo kaybı yaşamaya çalışmamalısınız. Unutulmamalıdır ki, sağlıksız ve hızlı kilo kaybı sonucunda kiloların geri alınması kaçınılmazdır.

Diyet yaparken dengeli besin içeriği oluşturulmamış, farklı besin çeşitliliği sağlanmayan, enerji miktarını çok kısıtlayan diyetler bedeni inceltmekten ziyade kas kaybı ve en çok da yüzün çökmesi ile sonuçlanmaktadır. Bu nedenle bu yanlışlara düşmemek gerekir.

Sağlıklı kilo vermek ve verilen kiloları geri almamak için diyetinizde ekmeğe yer vermeniz gerekiyor. İştah kontrolü sağlamak, bel çevresindeki yağlardan daha çabuk kurtulmak ve tatlıya karşı isteğin azaltılması için her öğün 1-2 dilim tahıllı ekmeklerin tüketilmesi gereklidir.

 

Metabolizmanın hızlı çalışması ve sağlıklı kilo kaybının sağlanabilmesi için azar azar sık sık yemek gerekmektedir. Uzun süren açlıklarda metabolizma yavaşladığı gibi vücut tüketilen besinleri depo etmeye yönelecektir.

Yetişkin bir bireyin günlük 10-12 su bardağı (yaklaşık 2litre) su içmesi gerekmektedir. Vücutta kan dolaşımının düzenli sağlanabilmesi ve metabolizmanın hızlı çalışması için bu miktarın altında tüketilmemesi önerilmektedir.

Öncelikle uyguladığınız diyet programı bir uzman diyetisyen tarafından size uygun şekilde hazırlanmış olmalıdır. Fakat bunun yanında gün içerisinde bol su tüketerek ve spor yaparak vücudunuza enerji sağlayabilirsiniz.




Uzmana Danışın



İLETİŞİM

8229/1 Sk. Ece Sitesi A Blok 21/C Ataşehir / İzmir
(Kent Hastanesi Çaprazı - İztik Karşısı)

0 533 030 61 050 232 329 19 000 232 329 19 35

bilgi@dermaestetik.com.tr




Uzmana Danışın

Uzmana Danışın

gonet parma