Vejetaryen beslenme
06 Mayıs


Diyetisyen Kontrolünde Sağlıklı Beslenme

Vejetaryen beslenme

İnsanların ve kültürlerin birbirinden farklı beslenme alışkanlıkları vardır. Bunlar inançlara ve geleneklere göre farklılık gösterir. Vejetaryen beslenme, tarih boyunca insanlığın doğal beslenme biçimi olarak kabul edilmiştir. Vejetaryenlik, bitkisel kaynaklı besinlerin ağırlıklı olarak tüketilmesini içeren bir beslenme tarzıdır. Vejetaryen ise; bitkisel besinleri tüketen, hayvansal besinleri (kırmızı et, tavuk, balık, süt ve sütten yapılan ürünler, yumurta gibi) sınırlı miktarda veya hiç tüketmeyen kişilere verilen isimdir.

Vejetaryenliğin seçilme nedenleri ise

 Vejetaryen beslenme tarzının birçok nedenden dolayı tercih edildiği bilinmektedir. Vejetaryen beslenme, temelde ekonomik olgularla ortaya çıkmıştır. Bu olgulardan biri, belirli miktar arazide bitkisel ürün yetiştirmenin, hayvan yetiştirmeye oranla daha çok sayıda insanın kısa sürede ve daha ucuza doyurulabileceği gözlemidir. Diğer bir nedeni ise, küçük ve büyük baş hayvanların sütüyle ve bazı kümes hayvanlarının yumurtasıyla uzun süre insana besin sağlanırken, bu hayvanların kesilmesi ile bu kaynakların kısa sürede tüketilmiş olmasıdır. Budizm ve Jadizm dinleri, bu gözleme dayanarak öldürülmüş hayvanların yenmesini yasaklamışlardır. İslam, Musevi ve Hıristiyan dinlerinde ise sağlık gerekçesiyle bazı hayvan türlerinin yenmesi de yasaklanmıştır. Son yıllarda vejetaryenliğin gelişmesinde hayvanların öldürülmesine karşı çıkan ahlaki değerlerin de etkisi olmaktadır. Birçok ülkede kurulan hayvanları koruma dernekleri aracılığıyla hayvanların öldürülmesine karşı çıkılmakta, etin diyetten çıkarılmasının gerekliliği savunulmaktadır. Günümüzde, dinsel yorumlarla vejetaryenliği seçen gruplar olduğu gibi, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker, kanser gibi kronik hastalıklardan korunma amacı ile de vejetaryen beslenme biçimini seçenler bulunmaktadır ve bunların sayısı her geçen gün artmaktadır.

Vejetaryen diyetlerin sağlık yönünden değerlendirilmesi;

Vejetaryen ve vejetaryen olmayan yeme tarzının ikisinin de sağlığa yararı veya zararı olabilir. Vejetaryen bir diyet sağlıklı beslenme önerilerini takip ettiğinde sağlık için yararlıdır ve uygulaması kolaydır. Tahıl ürünleri, kurubaklagiller, sebzeler ve meyveler üzerinde odaklanan vejetaryen diyetleri, düşük yağlı ve yüksek posalıdır. Vejetaryen bireyler diyetlerini dikkatli planladıklarında sağlıkları üzerinde olumlu etkiler görülmüştür.

• Vejetaryen diyetler kalp-damar hastalık riskini azaltmaktadır. Hayvansal kaynaklı besinlerin toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterol içeriği yüksektir. Koroner kalp hastalığının, et yiyenlerde yemeyenlere göre %30 daha sık görüldüğü bildirilmektedir. • Vejetaryen diyeti uygulayan bireylerin, karışık beslenenlere, özellikle eti çok tüketenlere göre kan basıncı ve hipertansiyon riski düşüktür. Bu olumlu etki vejetaryen diyetlerinin toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterolü az içermesinin yanı sıra posa, sebze, meyve ve kurubaklagil gibi bitkisel besinleri fazla içermesinden dolayı kan basıncının düzenlenmesinde etkili olan potasyum, magnezyum ve kalsiyumun çok, tuzun (sodyumun) az alınmasından kaynaklanmaktadır. • Vejetaryen diyeti tüketen bireyler, et içeren diyetle beslenen bireylere oranla daha düşük sıklıkta kansere yakalanmaktadır. Vejetaryen diyeti kurubaklagil, ceviz, fındık gibi sert kabuklu meyveler, taze sebze ve meyveler ile saflaştırılmamış tahıl ürünlerinden zengindir. Bu besinler de kansere karşı koruyucu olarak bilinen antioksidan ögelerin (E vitamini, C vitamini, karotenoidler, bioflavonoid ve diğer biyoaktif bileşikler) alımını artırır.

Vejetaryenliğin sağlık açısından sakıncaları

• Vejetaryen olmak her zaman sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürüldüğü anlamına gelmez. • Vejetaryen bireyler besin çeşitliliklerini iyi ayarlayamazlarsa demir mineralini yetersiz alabilirler. Bunun sonucunda ise kansızlık (anemi) görülmesi kaçınılmazdır. • Vejetaryen diyetlerinde özellikle veganlarda B12 vitamini yetersizliği de anemiye neden olur ve sinir sisteminde geri dönüşü olmayan zararlar verir. • Vejetaryen yetişkinler, büyüme çağındaki çocuk ve gençler kalsiyumun iyi kaynakları olan süt ve ürünlerini yetersiz tükettiklerinde kemik sağ- lıkları riske girecektir. • Besin çeşitliliği sağlanamadığı ve B12 vitamini gereksinimini karşılayacak kadar yumurta ve süt gibi hayvansal kaynaklı besinler tüketilmediğinde homosistein yükselir. Homosistein seviyesinin yükselmesi ise kalpdamar hastalıkları için bir risk faktörüdür.

 

Diyetisyen Merve Ölmez

 

 





SIK SORULAN SORULAR

Sağlıklı kilo kaybının haftada 0,5-1kg arasında olması gerektiği Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisidir. Obez ve morbidobez bireylerin kilo veriş hızı daha fazla olmaktadır. Ancak aylık 6 kg üzerindeki ağırlık kaybı sağlık sıkıntılarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

 

Fazla kilolarınızı uzun bir sürede aldığınız halde kısa sürede kilo kaybı yaşamaya çalışmamalısınız. Unutulmamalıdır ki, sağlıksız ve hızlı kilo kaybı sonucunda kiloların geri alınması kaçınılmazdır.

Diyet yaparken dengeli besin içeriği oluşturulmamış, farklı besin çeşitliliği sağlanmayan, enerji miktarını çok kısıtlayan diyetler bedeni inceltmekten ziyade kas kaybı ve en çok da yüzün çökmesi ile sonuçlanmaktadır. Bu nedenle bu yanlışlara düşmemek gerekir.

Sağlıklı kilo vermek ve verilen kiloları geri almamak için diyetinizde ekmeğe yer vermeniz gerekiyor. İştah kontrolü sağlamak, bel çevresindeki yağlardan daha çabuk kurtulmak ve tatlıya karşı isteğin azaltılması için her öğün 1-2 dilim tahıllı ekmeklerin tüketilmesi gereklidir.

 

Metabolizmanın hızlı çalışması ve sağlıklı kilo kaybının sağlanabilmesi için azar azar sık sık yemek gerekmektedir. Uzun süren açlıklarda metabolizma yavaşladığı gibi vücut tüketilen besinleri depo etmeye yönelecektir.

Yetişkin bir bireyin günlük 10-12 su bardağı (yaklaşık 2litre) su içmesi gerekmektedir. Vücutta kan dolaşımının düzenli sağlanabilmesi ve metabolizmanın hızlı çalışması için bu miktarın altında tüketilmemesi önerilmektedir.

Öncelikle uyguladığınız diyet programı bir uzman diyetisyen tarafından size uygun şekilde hazırlanmış olmalıdır. Fakat bunun yanında gün içerisinde bol su tüketerek ve spor yaparak vücudunuza enerji sağlayabilirsiniz.




Uzmana Danışın



İLETİŞİM

8229/1 Sk. Ece Sitesi A Blok 21/C Ataşehir / İzmir
(Kent Hastanesi Çaprazı - İztik Karşısı)

0 533 030 61 050 232 329 19 000 232 329 19 35

info@dermaestetik.com.tr




Uzmana Danışın

Uzmana Danışın

gonet parma